YUKARI
 ANA SAYFA > SIKÇA SORULAN SORULAR
ÖNEMLİ BİLGİLER

KOZMETİK ÜRÜNLERDE MİKROBİYAL KORUMA
Kozmetik ürünlerin etkili bir şekilde korunması, bir yada birkaç antimikrobiyal içeriğin formülasyona eklenmesi şeklinde gerçekleşen, basit bir işlem değildir. Başarılı bir koruma, formülasyonun tüm kimyasal ve fiziksel karakteristiklerini kapsayan özel katkı malzemelerini, üretim aşamaları için kullanılan malzemeleri, müşteri beklentilerini de dikkate alarak, etkinlik ve dayanıklılık açısından gerekli tüm faktörleri göz önünde bulundurmaktan geçer. Bu süreç sadece ürünün etkinliğine zarar verebilecek durumları tanımlamaz, aynı zamanda bu faktörleri tamamen ortaya çıkaracak başarılı bir koruma yapmayı da kolaylaştırır.
 

KOZMETİK ÜRÜNLERDE TİCARİ KORUYUCULAR
FDA’nın (Gıda ve İlaç İdaresi) gönüllü kozmetik kayıtlı programında bildirildiğine göre ABD kozmetik ensdüstrisinde yaklaşık 60 koruyucu kullanılmaktadır. Bunların 20’den azı yüksek kullanım frekansına sahiptir ve bunlar beş grupta toplanmıştır.
  • p-Hidroksibenzoik asit esterleri (parabenler), Formaldehit serbest bırakıcılar İzotiyoazlinonlar, Organik asitler (organik asitlerin metal tuzları), Organik alkoller, Diğerleri (Benzilalkonyum Klörür, Benzetonyum Klörür, Klorheksiden diglukonat, İyodopropenil butilkarbamat)
     
KOZMETİK ÜRÜNLERİN PAKETLENMESİNDE MİKROBİYAL KONTAMİNASYON
Temiz bir paketleme, mikrobiyal kontaminasyonun engellenmesi için gerekli bir bariyerdir ve bariz bir şekilde herhangi bir koruyucu sistemin parcası olmasa bile, mutlaka gereklidir. Hacmi de kontrol altında tutmak suretiyle, kontaminatların girişini engelleyecek kapak ve pompa tasarımlarının ürün kalitesinin devamlılığını arttırdığı görülmüştür. Ürün korumasındaki işlevsel rollerine rağmen bazı paketleme uygulamalarında ek koruyucu tedbirler dikkate alınmalıdır. Yoğun nemli koşullarla karşılaşılma ihtimali varsa küf gelişimine karşı selülozik paketleme ve etiketleme gerekebilir. Bu tür koşulların neler olabileceği, ürünün kendisi veya dağıtıldığı çevre göz önünde tutularak tayin edilebilir.

 
KOZMETİK ÜRÜNLERLERİN İMALAT SÜRESİNCE KORUNMASI
Korumanın birincil amacı tüketici kullanımı kaynaklı kontaminasyon risklerini ortadan kaldırmaktır. Ancak kozmetiklerin nadiren steril sistemlerde üretildiğini göz önünde bulunduracak olursak, hijyenik imalat için mikrobiyolojik kontrolün gerekliliği ortaya çıkar. Hammaddeden işlem ara ürünlerine, kayan üretim bantlarından bitmiş ürüne kadar ki tüm adımlarda en geniş anlamda koruma bir kalite parametresidir.

 
KOZMETİK ÜRÜNLERDE KULLANILAN HAMMADDELERİN MİKROBİYOLOJİK KONTROLLERİ
Kozmetikte kullanılacak olan hammaddelerin mikrobiyolojik kalitelerinin Kullanılmadan önce yeterince kontrol edilmesi gerekir.Kozmetik hammaddelerinin çok sayıda ve çok çeşitli olması hijyenik imalat ve bitmiş ürün kalitesi bakımından mikrobiyolojik kontrolü gerekli bir unsur yapmaktadır. Mikrobiyal sorunlar neredeyse tüm hammaddeler ile ilişkili olsa da bunlar arasında koruyuculuğun önemli bir kalite parametresi olarak görüldüğü hammadde sayısı oldukca azdır. Özellikle topraktan yada doğal kaynaklardan elde edilen hammaddeler, önemli miktarda Bacillus spp. içerebilir. Aynı durum ürünle birlikte gelen fırçalar, pedler ve yüzey temizleyicileri için de geçerlidir. Yüzey aktif maddeler ve bitkisel kökenli malzemeler gibi koruma gerektiren hammaddeler, genel olarak önemli miktarda su içerir. pH ve Aw değerlerine müdahale, mikrobiyolojik kontrol için sınırlı fırsatlar sunuyor olsa da, kimyasal koruyucuların kullanılması, hammadde korumasında daha yaygın kullanılan bir yoldur. Burada tercih edilen kimyasallar son ürün korumasında kullanılanlar ile aynıdır yada en azından benzer niteliktedir.

 
KOZMETİK ÜRETİMİNDE KULLANILACAK SUYUN MİKROBİYOLOJİK ÖNEMİ
Su genellikle üründe derişimi en yüksek bileşendir. Bununla birlikte mikrobiyolojik kalitesine formülasyondan sonra karar verilebilen tek bileşen de yine sudur. İşlem suyunun mikrobiyolojik kontrolü önemlidir çünkü Burkholderia cepacia, suyun berraklığını ciddi anlamda değiştirmeksizin, mililitre başına milyonlarca koloni oluşturan birimlere çoğalabilir. Bu kadar yüksek seviyede mikroorganizmalara sahip herhangi bir ürünün dayanıklılığı mikrobiyolojik açıdan (kontaminasyonların yaşayıp büyümesi) önemli sorunlar doğurur. İşlem suyu koruma ve uygulaması yüksek sıcaklıklara dayanıklılık (örneğin 80ºC) ozonoliz, mor ötesi ışınlama ve filtrasyon gibi yollarla yapılır.

KOZMETİK ÜRETİMİNDE TEMİZLİK VE SANİTİZASYONUN ESASLARI
Her şirket üretim ortamlarının tümü için her kısımdaki özel ihtiyaçları karşılayacak şekilde iyi bakım, temizlik ve sanitizasyon programlarını oluşturmalıdır. İyi üretim uygulamaları, uygulanan temizlik ve sanitizasyon pratiklerine ve üretim tesisi içindeki performans sıklığına bağlıdır. Donanımın ve fiziksel üretim alanının temizliği ve sanitizasyonu için özel prosedürler ve zaman çizelgesi yazılmış olmalıdır.
Temizlik
Temizlik, ürün veya ürün bileşenlerinin artıklarının fiziksel olarak uzaklaştırılmasıdır. Temizlik, üretim araç-gereçlerinin yüzeyinden ve binaların çevre yüzeylerinden yağ, toz ve kirleticileri uzaklaştırır. Fiziksel uzaklaştırma sürtme, püskürtme veya türbülans akışı formlarında enerji uygulamasını gerektirir. Pek çok kozmetik üreticisi bu tip materyallerin fiziksel olarak uzaklaştırılmasına yardımcı olmak için temizlik maddelerini kullanır. Bu maddeler, hem görünen hem de görünmeyen yabancı maddelerin uzaklaşmasına izin vermek üzere, kiri parçalarlar. İdeal bir temizlik maddesi kolayca çözünebilmeli ve iyi nüfuz etme ve emülsifiye olma özelliklerini taşımalıdır. Araç-gereçle uyumlu, nonkorosiv olmalı ve iyi ıslatma ve durulanma özelliklerini taşımalıdır. 
Sanitizasyon
Sanitizasyon, yüzeylerin patojenik bakterilerin vejetatif hücrelerini parçalamada etkili olan bir muamele ile usulüne uygun temizlenmesidir. Bu işlem aynı zamanda bozunmaya neden olan mikroorganizmaları önemsiz düzeye indirmelidir. Böyle bir muameleden kaynaklanan kimyasal kalıntılar ürünleri olumsuz etkilememeli ve tüketiciler için güvenli olmalıdır.
Sanitizasyon maddesinin kullanımını temizlik süreci takip etmelidir.Buna alternatif bir uygulama dezenfektan-deterjan veya deterjan-sanitizator kombinasyonlarını tek-basamakta kullanmaktır ki bu genellikle ortam yüzeylerine özgü bir uygulamadır. Genellikle, deterjan ve dezenfektanlar bir arada olduklarında tek başına oldukları kadar etkili değillerdir.
 

ORTAM HAVA KOŞULLARININ MİKROBİYAL KONTAMİNASYONU İÇİN HAVALANDIRMA GEREKLİLİKLERİ
Mikrobiyal veya partikül açısından havanın izlenmesi ve basit hava akımı ölçümleri genellikle tesis personelinin yapabileceği işlerdir. Ancak, bir havalandırma mühendisi veya endüstriyel hijyen uzmanının bakımı HVAC sistemlerinin daha yoğun ve geniş çaplı değerlendirilmesine olanak sağlayacaktır.
Hava sistemlerinin tasarımı kullanılacak her bir alan için özel olmalıdır ve her alanda gerçekleştirilen işlemlerin hava kalitesi ihtiyaçları da göz önüne alınmalıdır. Bu durum hizmet verilen alanlardaki farklı hava kalitesi ihtiyaçlarına bağlı olarak birçok farklı hava idare sistemlerini gerektirecektir. Bu sistemler genel olarak HVAC (heating:ısıtma, ventilation:havalandırma, air-conditioning:soğutma) sistemleri olarak bilinir.
HVAC sistem tasarımı giren havanın kalitesi, sıcaklık, nem, hava değişim hızı ve istenen hava saflığı gibi pek çok faktörü dikkate almalıdır. Dikkate alınması gereken diğer konular ise gelen ve çıkan hava delikleri ve kanallarının yerlerinin ve hava akımı desenlerinin kontrolü için kanal çalışmalarıdır.
Filtreler, hava işleyen ünitelerin pervanelerinin akış yönüne doğru yerleştirilmelidir. İnce partiküllü maddeleri uzaklaştırmak için son filtrelerin yerine elektrostatik çöktürücülerin yerleştirilmesi bazen yararlı olur. Filtreleri, ancak kirlendiklerinde veya hava akımını engellediklerinde (manometre ile saptanır) değiştirmek yerine düzenli bir program çerçevesinde temizlemek ve değiştirmek, tercih edilmelidir.

 
KOZMETİK ÜRETİM YERLERİNDE HAŞERE KONTROLLERİ
Bütünleştirilmiş zararlı böcek kontrolü birincil olarak sanitizasyon, ikincil olarak böcek öldürücülerin kullanımının bileşimidir. Bu mücadelede sanitizasyon eylemi, üretim tesisinin zararlı böcek kontrolü düşünülerek tasarlanmasını da kapsar. Tesisin tüm alanları böceklere, kemirgenlere, kuşlara ve diğer zararlılara geçit vermeyecek şekilde tasarlanmalı ve inşa edilmelidir. Tesisteki gereksiz deliklerin tümü kapatılmalı ve dışarıya açılması gerekli olan delikler perdelenmelidir. Tüm kapılar kullanılmadığında kapalı tutulmalıdır. Yükleme bölümüne kapı veya yükleme işlemi için uygun diğer kapaklar döşenmelidir. Uzun süre açık kalması gereken kapı boşluklarında uçan böceklerin girişini engellemek için dikey hava perdeleri kullanılabilir. Zararlı böcek barındırma potansiyeli olan tüm alanlar yok edilmelidir. Üretim alanındaki kadar sıkı temizlik ve sanitizasyon işlemlerinin uygulanmadığı ambar ve depo bölgelerine özellikle dikkat edilmelidir. Aynı zamanda, tesisin dışında zararlı böcekleri çekecek veya barındıracak tüm koşullar düzeltilmelidir.

 
DERİNİN MİKROBİYOLOJİK YÖNDEN İNCELENMESİ    
Kozmetik ve tuvalet ürünleri için mikrobiyolojik korunma ürün kalitesi açısından çok önemli bir konudur. Mikrobiyolojik korunma, ürünün kullanımı süresince ve raf ömrü boyunca mikroorganizma büyümesi görülmeyeceğini ifade eden bir terimdir. Mikrobiyolojik büyüme ise birden fazla mikroorganizma varlığında koloni oluşturarak, çıplak gözle görülebilir hale geçen canlı organizmaların büyümesidir. Mikrobiyolojik stabilite ise maddenin mikroorganizma büyümesine karşı gösterdiği dirençtir. Mikroorganizmalarla kontaminasyon sonucu kozmetik ürünün etkinliği ve stabilitesinin yanı sıra ürünün kullanım esnasındaki güvenilirliği de etkilenebilir. Mikroorganizmalar, üremeleri için uygun bir ortam oluşturan herhangi bir maddenin içinde ya da yüzeyinde oluşabilirler. Kozmetik ve tuvalet ürünlerini etkileyen üç ana grup, bakteriler, maya ve mantarlardır. Bunlar stabil olarak, kendi başlarına varlıklarını sürdürebilen ve yeniden üreyebilen özerk varlıklardır. Kozmetik preparatlarla uğraşan kişilerin bakteri ve mantarlar hakkında sistematik bilgileri olması gerekir, çünkü en sık görülen deri hastalıkları ve pis kokuları bu organizmaların etkinliği sonucudur.
 

KOZMETİK ÜRÜNLER İÇİN SAĞLANMASI GEREKEN MİKROBİYAL LİMİTLER
Kozmetik ürünlerin bakteri, küf ve maya kontrol testleri yapılmalı, kozmetik ürünler temiz ve tozsuz ortamlarda iyi kapalı kaplarda saklanmalıdır. Kozmetik ürünlerde patojen bakteriler hariç olmak üzere tüm mikrobiyal kontaminasyonu uzaklaştırmak pratik olarak mümkün olmadığından kabul edilebilir bir kalite düzeyi gerekmektedir. 1990 yılında İngiltere’de CTFA (Cosmetics, Toiletries and Fragrance Association) yönetmeliklerinde, MQM (Microbial Quality Management) başlığı altında kozmetikler için önerilen mikrobiyal limitler belirtilmiştir. Göz çevresinde, genel olarak mukoza zarlarında, hassas deriye, üç yaş altı çocuklarda, yaşlılarda veya riskli bağışıklık yanıtı gösteren kişilerde kullanılması planlanan kozmetik ürünlerin mikrobiyolojik spesifikasyonlarına özel bir dikkat gösterilmelidir.
 
 
Göz Çevresine, Mukozaya, Hassas Deriye, Üç Yaşından Küçük Çocuklara, Yaşlılara Ve İleri Derecede Zayıflamış Bağışıklık Yanıtı Gösteren Kişiler vb.’ne Uygulanan Kozmetik Ürünler
Diğer Ürünler
Total Microbial Count (Bacteria, Yeast & Molds)
100 cfu/g
1000 cfu/g
P. aeruginosa
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
S. aureus
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
C. albicans
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
0.1g veya 0.1ml test örneği başına/negatif
 
 
KOZMETİK ÜRÜNLERİN KULLANIMINDA MİKROBİYAL KONTAMİNASYONLARA YÖNELİK DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR
- Makyaj ürünleri kullanırken yeni ve farklı aplikatörler kullanılmalıdır. Cildinize uygulanacak olan ürünler için kullanılacak aletler önceden alkolle temizlenmelidir.
- Bir ürünün orjinal kıvama gelmesi için asla bir sıvı katılmamalıdır. Sıvı katılması durumunda bakteri oluşumu kaçınılmazdır.
- Alerjik bir reaksiyona sebebiyet veren ürünü kullanmayı hemen bırakmalısınız.
- Eğer bir ürünün rengi değişiyorsa veya kokusu yoğunlaşıyorsa bu ürünü kullanmayı bırakınız, çünkü koruma faktörleri zamanla azalır ve bakterilerle mücadele edemez duruma gelir.
- Eğer herhangi bir iltihap durumu söz konusu ise göz makyaj ürünlerini kullanmamalısınız. ·
- Makyaj ürünlerinizi güneş ışığından uzak tutmalısınız çünkü ışık ve sıcaklık ürün içindeki koruma faktörünü azaltır. Makyaj ürünlerinin ağzı sıkıca kapatılmalıdır.